CHP'ye Göre Boykotun Sebebi AKP İktidarıdır!
CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ yaptığı yazılı basın açıklamasında; Ülke ekonomisinde yaşanan sıkıntının, şirketler bazında yaşanan protestoların boykotların tek sorumlusu AKP iktidarıdır.

03 Nisan 2025 - 14:17
Özdağ açıklamasının devamında; Halkımızı fakirleştiren, toplumu patlama noktasına getiren AKP’nin baskıcı zulüm politikaları sebep, Boykot sonuçtur.
Bugün Türkiye’de özel sektörün önemli bir temsilcisi TÜSİAD’ın Başkanı ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanı olan kişiler, Hazine Bakanı tarafından bizzat davet edilmelerine rağmen yurtdışına çıkış yasakları nedeniyle uluslararası sermaye grubunun toplantısına katılamıyorlarsa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlarımızın buna da itiraz etmesi gerekmez mi?
TÜSİAD Başkanının yurtdışına çıkamaması, uluslararası ortaklıkları olan iş dünyası ile hükümet arasındaki ilişkilerin ne hale geldiğini gösteriyor. TÜSİAD Başkanının yurtdışına çıkış yasağı alması, uluslararası yatırımcılar açısından bir belirsizlik ve siyasi risk algısı oluşturmaz mı? Bu da özel sektörün yatırım kararlarını gözden geçirmesine ve belirsizlik nedeniyle yeni yatırımların iptal olmasına yol açmaz mı?
Ayrıca hatırlatmak isteriz ki; Erdoğan iktidarının devamını sağlama pahasına, Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart 2025 tarihinde tutuklanmasıyla başlayan süreçte döviz piyasalarındaki dalgalanmaları dengelemek amacıyla, Merkez Bankamızın (TCMB) net döviz rezervlerinden yaklaşık 27,8 milyar dolarımız yok edilmiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak gençlerin, dar gelirli halkımızın sesi oluyoruz. Devlet olanaklarıyla palazlanan, gelirlerinden AKP’nin toplumu fakirleştiren, baskıcı, zulüm siyasetini finansmanını sağlayan şirketleri boykot etmek en doğal ve anayasal hakkımızdır. Partimizin boykot çağrısı halka yanlış, eksik, taraflı yayın yapan medya kuruluşlarını da kapsıyor.
Partimizin boykot çağrısında haksız rekabete karşı bir duyarlılık vardır, yanıltıcı bilgi veren medya kuruluşlarını doğru yayıncılığa teşvik vardır. Boykot çağrımız tehdit, zorlama ve şiddet içermez.
Partimizin yaptığı boykot çağrısının milli ekonomiye karşı bir sonucu söz konusu değildir.
Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun şahsında demokrasimize yapılanan 19 Mart Darbe girişimi ilk olarak Saraçhane’de, sonra Maltepe’de milyonların katıldığı barışçıl eylemlerle, daha sonra 23 Mart’ta CHP üyesi olmayan milyonlarca vatandaşımızın dayanışma sandıklarımıza koşarak verdikleri toplamda 15,5 milyon oyla püskürtülmüştür.
Şimdi yüreği cumhuriyetten, demokrasiden ve adaletten yana atan on milyonlarca vatan severi, kendisini milli iradenin öznesi sayan herkesi; Ekrem İmamoğlu’nun özgürlüğüne kavuşması, demokratik, adil, ve mertçe bir yarışın olacağı seçim sandığının bir an önce kurulması için imza kampanyamıza katılmaya davet ediyorum.
Bugün Türkiye’de özel sektörün önemli bir temsilcisi TÜSİAD’ın Başkanı ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanı olan kişiler, Hazine Bakanı tarafından bizzat davet edilmelerine rağmen yurtdışına çıkış yasakları nedeniyle uluslararası sermaye grubunun toplantısına katılamıyorlarsa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlarımızın buna da itiraz etmesi gerekmez mi?
TÜSİAD Başkanının yurtdışına çıkamaması, uluslararası ortaklıkları olan iş dünyası ile hükümet arasındaki ilişkilerin ne hale geldiğini gösteriyor. TÜSİAD Başkanının yurtdışına çıkış yasağı alması, uluslararası yatırımcılar açısından bir belirsizlik ve siyasi risk algısı oluşturmaz mı? Bu da özel sektörün yatırım kararlarını gözden geçirmesine ve belirsizlik nedeniyle yeni yatırımların iptal olmasına yol açmaz mı?
Ayrıca hatırlatmak isteriz ki; Erdoğan iktidarının devamını sağlama pahasına, Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart 2025 tarihinde tutuklanmasıyla başlayan süreçte döviz piyasalarındaki dalgalanmaları dengelemek amacıyla, Merkez Bankamızın (TCMB) net döviz rezervlerinden yaklaşık 27,8 milyar dolarımız yok edilmiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak gençlerin, dar gelirli halkımızın sesi oluyoruz. Devlet olanaklarıyla palazlanan, gelirlerinden AKP’nin toplumu fakirleştiren, baskıcı, zulüm siyasetini finansmanını sağlayan şirketleri boykot etmek en doğal ve anayasal hakkımızdır. Partimizin boykot çağrısı halka yanlış, eksik, taraflı yayın yapan medya kuruluşlarını da kapsıyor.
Partimizin boykot çağrısında haksız rekabete karşı bir duyarlılık vardır, yanıltıcı bilgi veren medya kuruluşlarını doğru yayıncılığa teşvik vardır. Boykot çağrımız tehdit, zorlama ve şiddet içermez.
Partimizin yaptığı boykot çağrısının milli ekonomiye karşı bir sonucu söz konusu değildir.
Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun şahsında demokrasimize yapılanan 19 Mart Darbe girişimi ilk olarak Saraçhane’de, sonra Maltepe’de milyonların katıldığı barışçıl eylemlerle, daha sonra 23 Mart’ta CHP üyesi olmayan milyonlarca vatandaşımızın dayanışma sandıklarımıza koşarak verdikleri toplamda 15,5 milyon oyla püskürtülmüştür.
Şimdi yüreği cumhuriyetten, demokrasiden ve adaletten yana atan on milyonlarca vatan severi, kendisini milli iradenin öznesi sayan herkesi; Ekrem İmamoğlu’nun özgürlüğüne kavuşması, demokratik, adil, ve mertçe bir yarışın olacağı seçim sandığının bir an önce kurulması için imza kampanyamıza katılmaya davet ediyorum.
FACEBOOK YORUMLAR